21 Kasım 2016 Pazartesi

SONBAHARIN KOKUSU OLUR MU?


Olur... Hem de en güzünden, en gizinden, en gizlisinden...

Yüklüdür sonbahar... Gebedir. geceye, ikindiye, toprağa gebedir. Geçirdiği koskoca bir yazın neşesine, ilkbaharın tazeliğine, kocaman bir kışın buz gibi örtüsüne gebedir.

Dertlidir sonbahar... Zira vaktin son demidir. Kapanan kapının, biten baharın, vakt-i sekeratın habercisidir. Mumun dibi, sigaranın izmariti ve kahvenin telvesidir.

Nazlı bir gelin gibidir sonbahar... Mehrini vermeyene yüzünü açmaz. Kıymetini bilmeyene nikabını kaldırmaz. Tevazu toprağında nötr renklere bürünmüştür. Okumasını bilmeyene açmaz dimağını. Sandukçanın içindeki bir hazine, evveli yaz ahiri kış olan bir bestedir. Hazandır diğer adı. Hüzündür soyadı. Garipler ülkesinde başı öne eğik bir neferdir. Vazifeyi alınca "künfeyekün" e râm olup geçer görev başına, paydos emri geldiğinde yine mütavazı bir biçimde terk-i diyar eder.



Hüzün bestelerinin, firak güftelerinin başkentidir... Toprağın aslı, yaprağın nesli hep bu potada gizlidir. Şairler dîvanının serlevhâsıdır. En güzel kasîdenin beyt-ül kasîdi, en baba hikayenin öz ve özetidir.

Yağmur en nazik ve nazenîn, güzde bırakır damlalarını yere... Ürkektir damlalar. Hassastır. Zira hepsi gizli bir niyazdadır... "Her güzün baharı, her gecenin neharı vardır." derler zira.

Ve tabiat... Okuyabilene, bakabilene ve görebilene sonbaharda açar tüm mahrem kapılarını. Toprak, sadece güz yağmurunda kokusunu salar kainata. Kuru yapraklar sonbaharda sadece çatırdamaz, üzerine basıldığında. Uhrevi kokusunu da yayar aleme. Ötelerden haber verir. Kimine cennet, kimine cehennem kokusu yayar perdesizce.

Kestaneler çevrilir sobanın üzerinde. Mandalin kabukları koyulur o ateşin üstüne. Kokusu sarsın diye tüm mekanı, iki odun daha atılır sobanın içine. Kül kokusu vardır sokaklarda, is kokusu... Hava hep pusludur. Güzün gökyüzü bile kokar.



Sonbahar, gece, ikindi, toprak... Leylî insanların hammaddesidir. Sevmez bu adamlar bu mevsimde cıvıl cıvıl kokuları. Üstte paçuliyi çekerler içine. Ortada sandal... Ve dipte, kalbin en derininde, kokuların şahı asâletin padişahı ûd kokusu tüm hücrelerine işler. Toprak kokusudur onları vâr eden.. Kurumuş yaprakların, yere yaprak yaprak dökülen ağaç kabuklarının odunsu tonlarıdır onları en iyi ifade eden... Bu yüzden ağır, oturaklı, seçkin ve kendinden geçkin insanların kokusudur sonbahar. Mütevazı ve fakat heybetli, başı önde ve fakat vakurdur.

Sonbaharın kokusu olur mu?..

Olur... Hem de en güzünden, en gizinden, en gizlisinden...

Dinleti: Lena CHAMAMYAN - Lawnan - Bahr Ouyunak

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder